- BayBək, Bir Millətin səsi - http://www.azr.baybak.com -

ياشاسين آذربايجان - Long live Azerbaijan

ETKİLENEN VE YÖNLENDİRİLEN SIRADAKİ İRANLI KÜRTLER VE PKK - Sabahattin Talu(İstanbul Türkcəsində)

BayBək, Azərbaycan | Wednesday, 31st October , 2007 , 23:28 [pm] | Məqalə-Yazi

. Günümüzde İran’da 25 milyon civarında Azeri yaşıyor. İran’da, öteden beri en geniş etnik grubu oluşturan Azeriler, Türkiye sınırından başlayarak Doğu-Batı Azerbaycan, Erdebil Eyaletleri ile Zencan ve Kazvin’de yoğun olarak yerleşik bulunuyorlar. Ayrıca, Hamedan, Tahran, Kum, Saveh ve Horasan bölgelerinde de yaşıyorlar. Azerilerin yaşadığı bölgeler “Güney Azerbaycan” olarak adlandırılırken, Azeri Türkçesi, İran’da resmi dil olan Farsçadan sonra en yaygın dil olarak kullanılıyor.


(Yazarın BayBak-də yayınlanan ilk yazısıdır. Məqalələrin yayılması onların tam onaylandıği anlamda dəiyr.)

Günümüzde İran’da 25 milyon civarında Azeri yaşıyor. İran’da, öteden beri en geniş etnik grubu oluşturan Azeriler, Türkiye sınırından başlayarak Doğu-Batı Azerbaycan, Erdebil Eyaletleri ile Zencan ve Kazvin’de yoğun olarak yerleşik bulunuyorlar. Ayrıca, Hamedan, Tahran, Kum, Saveh ve Horasan bölgelerinde de yaşıyorlar. Azerilerin yaşadığı bölgeler “Güney Azerbaycan” olarak adlandırılırken, Azeri Türkçesi, İran’da resmi dil olan Farsçadan sonra en yaygın dil olarak kullanılıyor.

İran Yönetimi, özellikle Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurulmasının ardından, bünyesinde barındırdığı Azerilere yönelik olarak daha hassas bir politika izlemeye başlıyor. Bu tutumunun temelinde, İran’ın, Azeri milliyetçiliğini potansiyel tehdit olarak görmesi yatıyor. İran Yönetimi, en büyük tehdit olarak gördüğü Azeri halkta milliyetçilik şuurunun uyanmasına engel olunması çerçevesinde çok çeşitli ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel politikalar, tedbirler geliştiriyor, çeşitli tahditler getiriyor, baskı yöntemleri uyguluyor.

Azerilerin yaşadığı bölgeleri, idari açıdan Farsların yoğun olduğu bölgelere bağlayan İran yönetimi, özellikle Batı Azerbaycan Eyaleti’ndeki Azeriler lehine olan demografik yapının bozularak değiştirilmesi amacı çerçevesinde, bölgeye, İran’da diğer bir önemli etnik grubunu oluşturan Kürt nüfusu yerleştirmeye çalışıyor. Bir taşla iki kuş vurmayı amaçlayan İran yönetimi, yaklaşık 15 yıldır sürdürdüğü planlı politikası neticesinde, hem bölgenin demografik yapısının Azeriler aleyhine bozulmasını ve hem de tarih boyunca birbirleriyle kavgalı olan Azeri Türkleri ile Kürtleri bir kez daha karşı karşıya getirmeyi, aralarında çatışma alanları yaratarak zayıflatmayı hedefliyor.

İran’da yaşayan 25 milyon Türk soylulardan sonra en büyük etnik grubu oluşturan Kürt etnik kökenlilerin nüfusu ise yaklaşık 4 milyon civarında. Ağırlıklı olarak, Kürdistan, Bahtaran ve İlam Eyaletleri ile B.Azerbaycan Eyaleti’nin Güney bölümleri ve Kazvin’de yaşıyorlar. Aşiret bağları güçlü olan İran Kürtlerinin çoğunluğu, dağlık bölgelerde konar-göçer tarzında yaşarlarken, yaşadıkları bölgelerin birkaçı dışında nüfusun genellikle % 20-25’ini oluşturuyorlar. Yaşadıkları dağlık arazi yapısının tarıma elverişli olmayışı, yoğun nüfus artışı nedeniyle her geçen gün giderek artan fakirlik ve işsizliğin yaygınlaşması, okuma-yazma oranlarının ve eğitim düzeylerinin son derece düşük oluşu, İranlı Kürtlerin, İran’daki diğer etnik gruplara oranla oldukça geri kalmalarının en temel sebepleri olarak gösteriliyor.

Diğer etnik gruplar gibi Fars rejiminin baskısı altında uzun yıllar yaşamış olan İranlı Kürtler, ABD’nin Irak’ı işgali sonrasında Irak’ın Kuzey bölgesinde oluşturulan “Kürdistan Özerk Bölgesi” yapılanmasından oldukça etkilenmiş görünüyorlar. “İran Kürdistan Demokrat Partisi-İKDP” ve terör örgütü PKK’nın İran uzantısı “Kürdistan Özgür Yaşam Partisi- PJAK”nde görülen bu hareketlilik, İran ordu birlikleri ile PJAK arasında zaman zaman yaşanan ve son dönemde giderek artan silahlı çatışmalara dahi sebebiyet verebiliyor.

ABD’nin İran’a yönelik uzun bir süredir dillendirdiği muhtemel operasyonun varlığına ilave olarak, PJAK ve İKDP’nin, ABD ve Barzani liderliğindeki IKDP ile geliştirdikleri ikili görüşme ve ilişkilerin boyutu, İran’ı son derece rahatsız ediyor. İran Hükümeti, PJAK ve İKDP gibi Kürtçü oluşumları ABD işbirlikçisi olarak nitelendirirken, ABD tarafından anılan gruplara silah verildiği yönündeki iddialarını da gündeme getiriyor.

Irak’ın Kuzeyindeki ABD destekli ve hatta bizzat oluşturulan “Kürt Özerk Bölgesi” yapılanması, İran’daki Kürtçü oluşumları oldukça heveslendirmiş ve İran’da da bir “Kürt Özerk Bölgesi” oluşturulabileceği düşüncesine öylesine kapılınmış olmalı ki, ABD desteğini aldığını düşünen Kürtçü unsurlar tarafından, uydurma “Kürdistan” haritaları, son dönemde, her platformda ve sıklıkla ortaya konmaya çalışılıyor, propaganda vesilesi olarak kullanılıyor. Öyle ki, bu sanal Kürdistan sınırları içerisine, İran Azerilerinin asırlardır yoğun olarak yaşadıkları ve Güney Azerbaycan olarak adlandırılan bölgeler dahi dahil edilebiliyor, Nahçıvan ve Dağlık Karabağ ile de ilişkilendirilebiliyor. Bu nedenledir ki, geçtiğimiz günlerde “Azerbaycan Ulusal Tarih Enstitüsü” tarafından, Güney Azerbaycan toprak sınırlarının bir kez daha altı kalın çizgilerle belirtilen, bir rapor hazırlanmasına ihtiyaç duyuluyor ve bu raporun tüm dünya ülkelerine dağıtılarak bilgilendirileceği de özellikle açıklanıyor. ( 10 Mayıs 2007 tarihli, “Etnik Kimlikli Yayılmacı Göç ve Perde Arkası” başlıklı yazının okunması ayrıca tavsiye edilir)

ABD’nin Irak operasyonu hemen sonrasında, bilinen mevcut güçler tarafından, “Sıradaki İran’ın içeriden zayıflatılması amacı çerçevesinde İranlı Kürtlere, İran’daki diğer muhalif gruplarla ittifak kurmaları” yönünde talimatlar verildiği ve bu çerçevede İranlı Kürtlerin, özellikle Azeri Türkleri ve Türkmenler ile irtibata geçerek işbirliği teklifi yaptıkları doğrultusundaki iddialar göz önüne alındığında, İranlı Kürtlerin, bir taraftan Azerilerle ittifak arayışında oldukları, diğer taraftan da daha da ileri giderek, Azerilerin öz ve ata topraklarını ele geçirmeyi planladıkları anlaşılıyor. ( 25 Nisan 2007 tarihli, “Irak Örneği Ve İranlı Kürtlerin Taraftar Arayışları” başlıklı yazının okunması ayrıca tavsiye edilir)

Gerçekten de bölgedeki ayrılıkçı Kürtçü grupların, Irak’ta yaşanan ABD menşeili konjonktürden etkilenerek -ki hiçbir ülkenin kendi menfaatleri ve amaçları olmaksızın bir başka ülke veya grup için bir adım dahi atabileceği kesinlikle düşünülemezken-, sanal bir “Büyük Kürdistan” iddialarını son dönemde, sıklıkla ve çocuksu bir hevesle dillendirmeye çalıştıkları gözleniyor. Ancak, birçok Kürt tarihçi ve yazarın da belirttiği gibi Kürtler genellikle, bulundukları ülkelerde konar-göçer tarzında, aşiret yapılanması içerisinde, dağınık ve dağlık alanlarda olmak üzere yaşamlarını sürdürüyorlar. Kimilerine göre Irak’tan, kimilerine göre de Mezopotamya’dan bölgeye dağıldıkları yönünde görüşler bulunuyorken, bugün dünya coğrafyasının belli bölgelerinde, Rusya’dan tutun, Azerbaycan’a, Ermenistan’dan tutun, Türkiye’ye, Suriye’den tutun, İran’a, Irak’tan tutun, Orta Asya ülkelerine kadar çeşitli ülkelerde küçük gruplar halinde (Aşiret) ve etnik azınlık şeklinde bulunmaları da, Kürtçü yazar ve tarihçilerin kabul gören mevcut görüşlerini son derece kuvvetlendiriyor.

18/10/2007

BayBak, All about a Nation, Bir millətin səsi
Paylaş | Print
Şəkil yaziya bağli olmaya bilir.
Bura bağli yazılar:


Görüş Yox

Görüş yox.

RSS çixişi, bu yazi üçün.

Bağişlayin, görüş alinmir


Bu adresdən print olunub: http://www.baybak.com
Yazının URL adresi: http://www.azr.baybak.com/il_2007_say_1395.azr
azeribaybak[at]gmail.com